Bergamo Seyahati ve Gezilecek Yerler

Bergamo seyahati beklenmedik oldu biraz, İtalya’da Garda gölünün kıyısında toscolano maderno adında ufak bir kasaba var, orada frizbi turnuvamız vardı. 2 adet hava alanı var idi inebileceğim civarda, bergamo hava alanını tercih ettim, bir gün erken gidip Bergamo’yu gezmekti hedefim, ertesi gün de turnuvaya geçecektik.

Pegasus uçuyor Bergamo hava alanına sadece, indikten sonra dışarı çıkınca ufukta şehri görebiliyorsunuz, alt ve üst olmak üzere iki parçadan oluşuyor şehir, alt kısım yeni yapılmış daha modern, üst kısmı ise eski bir kalenin içinde surlarla çevrili. Üst şehri rahatlıkla görebiliyorsunuz hava alanından, otobüs sadece 2,30 euro olmasına rağmen taktım sırt çantamı yola koyuldum, otobandan ve ufak bir kasabadan geçerek şehre vardım, bir saatimi aldı bütün yolu yürümek.

Dümdüz bir şehir epey hayal kırıklığı yaşadım ilk geldiğimde, otel mail atmıştı bana gelmeden yarım saat önce haber verin diye, anlam verememiştim odamı hazırlayacaklarını düşünmüştüm. Gps yardımı ile otele vardım, ne resepsiyon var ne birisi, bildiğiniz apartman dairesi. Şarjım %15 civarındaydı, etrafta dolaşmaya karar verdim wifi aramak için, tesadüfen yakın bir hostelin kapısında wifi şifresi buldum ve bağlandım internete. Mailleştik şarjımın son kalan parçasıyla, otelde buluştuk ve anahtarları teslim aldım, bu arada çok memnun kaldım otelden, tavsiye ederim herkese.

Bıraktım çantamı yola koyuldum kaleye çıkmak için, Gps’in azizliğine uğradım biraz, bana yakın olan ön kapısını değil de uzak olan sağ kapısını gösteriyordu. Ben biraz hızlı ve dikkatsiz yürürüm, sağ kapısını da geçmişim iki saat kadar yürüyüp kendimi şehir sınırında buldum birden, geri dönerek kalenin arka kapısından girdim. Zamanında ordular bile bu kadar kasmamıştır şehre girmeye çalışırken.

bergamo meydan
Üst şehrin meydanı

Şehrin içi gerçekten efsane, taştan dar sokaklar, yüksek surlar ve eski binalar, meydana doğru ilerledim Santa Maria Bazilikası ve bir kaç tane daha bina var gezilecek şehirdi, saat sekizi vurduğu için kapanmıştı hepsi çoktan yapacak bir şey yok, gün batımına yetişebildim bir nebze de olsa. Ön kapıdan çıkaran yirmi dakikada otele ulaştım dönüşte.

Yemeklere gelecek olursak, her yerde pizza, makarna mevcut sıra dışı bir şey görmedim. 4 euroya güzel bi Mc menüsü patlattım, wifi-tuvalet ihtiyacımı karşıladım orada. Kalede de 5 euroya yarım kilo kızarmış patates ve kola aldım elimde yiye yiye turist modunda gezdim. Otelde kahvaltı dahildi, dolaptaki yiyecekleri de tüketebiliyorduk o yüzden yemek olayını çok ucuza kapatabildim.

Dönüşte inat edip yine yürüdüm hava alanına, bu sefer nehir kıyısından yürüdüm, yol çok tatlı olsa da sonu otobana çıktı, son bir kilometreyi arabalardan sakınarak otobanın kenarından yürüdüm.

Santa Maria Bazilikası
Santa Maria Bazilikası olsa gerek

Üst şehirdeki yapıları gezmeyi, şehirleri birbirine bağlayan tramvayı kullanmayı ve zamanımı daha verimli harcamayı isterdim. Otobüs kullanın, oteli kolay bulun ve sabah erkenden gidin şehre, böylece doya doya gezebilirsiniz. Müthiş başarılarımla ilgili değil bu blog, yaptığım hatalar ve aldığım dersler ile ilgili daha çok, umarım bir parça da olsa yararlı olmuştur.

Hava alanından otobüs kullanırsanız ve kaleye ön kapıdan doğru düzgün girerseniz 3-4 saatte gezilebilecek bir şehir, sonra otobüsle hava alanına dönüp 5 euroya milana geçebilirsiniz. Milan’a gitmeyi planlıyorsanız burayı da aradan çıkarabilirsiniz derim. Kapak fotoğrafını çaldım bu arada, fotoğraf çekmeyi unutmuşum koşuşturmacada.

Dijital Pazarlama veya yazdığım içerikler ilginizi çekiyorsa, beni Twitter ve Linkedin üzerinden takip edip, iletişime geçebilirsiniz :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.