Daha Kötü Olamaz Dediğiniz Anlar

Daha Kötü Olamaz Dediğiniz Anlar ve Bardaktan Taşan Su Damlaları

Ayda bir garanti gelir başıma, genelde pazartesi olur bu durum, biraz şanslıysam daha seyrek gerçekleşir. Sabah halsiz uyanıp küfürlerle başlarsın güne, otobüsünü ya da servisini kaçırırsın, işe gidince uykunu atamaz eve dönüp uyumak istersin, hiç beklemediğin yerlerden kötü haberler alırsın, kaygılanırsın elinden hiç bir şey gelmeyen konular hakkında. Birikir de birikir stres, bacağını ritimlerken bulursun kendini, her damla bardaktan su taşırmaya başlar.

Daha kötüsü olamaz dediğin anlardır bunlar, sana özgü değildir hiç biri, herkese olur bunlar, stres yapma, kaygılanma, telaş yapma. Sal gitsin böyle durumlarda (hayır ossurma sakın), al kollarını başının ardına, yaslan bakalım ardına, yapıştır bir tebessüm suratına. Hayat boktan zamanların içinde yaşayabildiğin ufak güzel anlardan ibaret zaten.

Hiçbir şey üzülmeye değmiyor, o kadar yoğun yaşıyordum ki bazen bu kötü günleri, arkama dönüp bakıyorum da hiç strese gerek yokmuş, geliyor geçiyor hepsi.

Amsterdama giderken çadırımın bazı parçalarını uçağa almadılar, yukarıda gördüğünüz resimdeki gibi kurdum çadırımı, buz gibi havada götüm dondu bir de yağmur başladı gece gece, uyuyamadım bile doğru düzgün. Sabah kalktığımda kahvaltımı yapıyordum arkadaşlarla muhabbet ediyorduk ve eser kalmamıştı dün geceden. Gelip geçiyor kötü anlar, ne kadar ağır ve yaralayıcı olsalar da gelip geçiyorlar. En diplere inmek sandığınız kadar da kötü değil aslında, bir sürü yer açılıyor yukarıda çıkabileceğiniz.

 

Dijital Pazarlama veya yazdığım içerikler ilginizi çekiyorsa, beni Twitter ve Linkedin üzerinden takip edip, iletişime geçebilirsiniz :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.