Hayattan Aldığım Dersler – Bölüm 1

 

Birazdan bahsedeceklerim ne kadar şahsi tecrübelerimden doğsa da aslında temelleri hepimizin günlük hayatta yaptığımız hatalara dayanıyor. Erken yaşta bolca hata yapmayı ilke edinmiş biri olarak da, bu hatalardan sıkça ders çıkarıp kendimi her daim geliştirmeyi asla ihmal etmedim.

Çıkardığım tüm dersleri tek uzun bir içerikte sunarak sizi bayacağımı bildiğim için de ufak bir seri halinde sunmaya karar verdim. Hadi başlayalım.

Şahsi Eleştirileri Objektif Bir Şekilde İncele

Yeryüzünde fiziksel olarak benden sadece bir tane olsa da, tanıştığım insanların zihinlerinde beraber geçirdiğimiz süreler zarfında kurgulayıp yarattıkları çok farklı Burak’lar mevcut. Benim olduğum kişi, yıllarımı beraber geçirdiğim ailemin tanıdığı Burak, haftada bir iki saat vakit geçirdiğim arkadaşlarımın tanıdığı Burak, iki hafta çıkıp ayrıldığım kızın aklındaki Burak ve restoranda sipariş verirken ayak üstü sohbet ettiğim garsonun tanıdığı Burak birbirinden çok çok çok farklı insanlar.

İnsanlar ile iletişim kurarken, sergilediğiniz tavırlar, seçtiğiniz kelimeler, mimikleriniz kısacası tüm etkileşimleriniz onların birbirinden farklı algı katmanlarından geçerek kafalarında bir karaktere dönüşüyor ve emin olun ki hiçbir iki insan sizi aynı şekilde tanımıyor. Gerçeğe en yakın Burak’ı ise en iyi ben tanıyabilirim, çünkü tüm hayatımı, aksiyonlarımı ve düşüncelerimi gözlemleme fırsatım oldu, diğer insanlar ise sadece benim rastgele parçalarıma sahipler.

Bu durum üzerine epey kafa yorduktan sonra da, şahsi eleştirileri objektif bir şekilde algılamak konusunda ufkumun açıldığını söyleyebilirim. Eskiden eleştirileri kolay kolay kabul etmeyen biri olarak fark ettim ki bana yapılan tüm şahsi eleştirilerde haklıymışlar, tabi onların tanıdığı Burak’lar çerçevesinde. Aslında bir noktada kimse beni eleştirmiyormuş, herkes kendi kafasındaki Burak’ı eleştiriyormuş.

Örneğin şikayet ettiğiniz 3-4 ana denk gelip birisinin sizi mızmız bir insan zannetmesi, denemek için katıldığınız sosyal sorumluluk projesinde tanıştığınız insanların sizi müthiş yardımsever biri sanmaları veya kötü bir anınızda denk geldiğiniz ve kabaca davrandığınız bir kasiyerin sizin öküz olduğunuzu düşünmesi gayet doğal çünkü etkileşime girdikleri çok ufak bir parçanız üzerinden sizi yorumlamaya çalışıyorlar.

Bu konuda çıkardığım ders ise şu: Eğer etrafımdaki biri benim hakkımda bir yorum veya eleştiride bulunuyorsa, eleştiriyi yaptığı alanda benim ile ne kadar etkileşime girdiğini düşünerek gerçek beni ne kadar tanıyıp tanımadığını sorguluyorum.

Mesela basketbol koçunuzun basketbol yeteneğiniz üzerine eleştirisi ile yılda bir maçlarınızı izlemeye gelen amcanızın yorumları aynı kefeye konmamalı. Bu yüzden her eleştiriyi aynı kefeye koymadan önce bu değerlendirmeyi yapmanız şart. Bir yandan da bazı eleştirilere de yeterince önem vermiyoruz. Örneğin arkadaş çevrenizi de yakından tanıyan 5 yıllık sevgiliniz asosyal olduğunuzu söylüyorsa muhtemelen asosyalsiniz, kabul edin.

Bonus olarak değinmek istediğim konusu ise insanlardan beklentilerimizdir. Bizler de aynı şekilde etrafımızdaki insanları tanımaktan ziyade kafamızda onlar hakkında sadece yarım yamalak bir imaj oluşturuyoruz ve bu imaj çerçevesinde beklentilere giriyoruz. İnsanlar beklentilerinizi karşılamadıklarında veya sizi hayal kırıklığına uğrattıklarında bilin ki sizin kafanızdaki o ile onun kafasındaki o arasında fark umduğumuzdan çok daha büyükmüş. Bunu da aslına bakarsanız hiç beklemediğim zamanlarda yaşadığım 2 ayrılık ile tecrübe ettim, ben canımı sıkmadım siz de sıkmayın.

Hadi devam edelim.

 

Emeği Dikkatlice Eleştir

Takdir edilmek insanların en temel ihtiyaçlarından biridir. Ailenizden, arkadaşlarınızdan, eşinizden veya patronunuzdan emekleriniz ve çıkardığınız iyi işler karşılığında övülmek ise paha biçilmezdir. Aynı şekilde, emin olun ki etrafınızda da sizlerden övgü bekleyen onlarca insan mevcut ve sizden taktir bekledikleri bu anlardaki tutum ve davranışınız bu insanlar ile olan ilişkilerinizi derinden etkileyebilir.

Okulda derste boyama yapıp eve gelip “Nasıl olmuş Anne?” diyen 5 yaşındaki çocuğun beklentilerine benzeyen bir paternden bahsediyorum. Bu örneği aklınızda tutarsanız hayatınızdaki “takdir bekleme” anlarını kolayca tespit edebilirsiniz. Ofiste “şunu yaptım nasıl olmuş” deyip tasarımını veya sunumunu gösteren bir arkadaşınız ile birebir aynıdır durum. Elbette bu dersi de sağlam hatalar yaparak öğrendim. Mesela saatler harcadığı bir tasarımı bana gösteren iş arkadaşımın “nasıl olmuş?” sorusuna, “dana gibi olmuş biraz küçült” demek bunlardan sadece bir tanesi. Kafama dank edene kadar da ölçüsüz eleştirilerimi dobralığımın arkasına sığındırarak insanlar ile olan ilişkilerimi zedelemeye devam ettim.

Şimdi ise sihirli formüle gelelim. Aileniz, yakın arkadaşlarınız, sevgiliniz, iş arkadaşlarınız veya varsa çocuklarınız emek verdikleri bir iş konusunda yorumunuzu sorduklarında eleştiriyi patlamak yerine, cümleye emeklerini takdir eden bir kelime ile girip yaptığı doğru ve güzel bir iki şeyden bahsedip eleştirilerinizi ardından yöneltin.

Elbette bazı insanlar bazı durumlarda tokat gibi eleştirileri hak etseler de genel olarak bahsettiğim yöntemi uygulamanız etrafınızdaki insanlar ile ilişkilerinizi bir seviye yukarı taşıyacaktır.

Spam Klasörünü Asla Unutma

Google’a Tanrı gözüyle bakıp onu el üstünde tutsak da herkes hata yapabilir. Gmail’in ve diğer e-posta hizmetlerinin de önemli mailleri spam klasörünüze düşürme ihtimali yok değil.

Ne alaka şimdi diyecek olursanız…

Geçen gün bir pozisyon üzerine defalarca kez mailleştiğim şirketin bana iş teklifi sundukları son mailin spam klasörüne düşmesi ve benim bunu tesadüfen görmemi örnek gösterebilirim. Görüştüğüm diğer bir şirketin spam klasörünü kontrol edersiniz demesi üzerine şans eseri gördüğüm bu teklifi kabul ederek geçtiğimiz haftalarda yeni işime başladım. Sizlerden ricam ise kafanızın bir kenarına not alıp; iş, yüksek lisans, veya burs gibi başvurular yaptığınız süreçlerde muhakkak spam klasörünü arada bir kontrol etmeniz. Emin olun ki böyle şanssız bir durum yüzünden güzel fırsatları kaçırmanızı katiyen istemem.

Serinin ikinci bölümü ile yakında karşınızda olacağım. Sizlerin de yaptığı ve ardından ders çıkardığı hatalar var ise, yorumlarda bizler ile paylaşabilirsiniz.

Bir sonraki videoda görüşmek üzere!

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı buraya kadar okuduysan Kişisel Gelişim konusunda hevesli olduğun kesin. Peki kendini geliştirebileceğin bir Türkçe Youtube Kanalı olduğunu söylesek? Ayrıntılar için resme tıkla!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.