Mutsuzluk Riskini Bölmek

İniş çıkışlar ile dolu hayatımızda bazı iniş anları gayet yıpratıcı olabiliyor.

Son birkaç yılda yaşadığım kovulma, terk edilme ve sakatlanma gibi inişler beni mutsuzluğa sürüklediklerinde dik durma cesaretimin nelere bağlı olduğunu az çok çözme fırsatım oldu. Tavsiyelerimi kulağınıza küpe ederseniz hayatınızda bir duvara çarptığınızda size yardımcı olacağını düşünüyorum.

 

Yumurtalarınızı aynı sepete koymayın lafını duymuşsunuzdur, riski dağıtıp azaltmak anlamına gelir. Yatırım başta olmak üzere de risk içeren bütün alanlarda riski dağıtmak kavramı gayet yaygındır. Borsada da farklı şirketlerin hisselerini alıp portföy oluşturmanın temelinde riski dağıtmak yatar.

Peki hayatımızda bizi mutsuzluğa itebilecek olasılıkların risklerini bölmeye ne dersiniz?

Öyle komplike bir şey değil aslında, hepimiz bunu farkında olmadan kısmen de olsa yapıyoruz.

Nasıl dağıtabiliriz mutsuzluk riskini?

Hayatımızı oluşuran parçalara verdiğimiz değeri ve ayırdığımız vakti düzgün bir şekilde dağıtarak mutsuzluk riskini bölmemiz mümkün. Örnek olması benim hayat tablomu inceleyebilirsiniz.

Aile, sağlık, ekonomi ve sosyal hayat olmak üzere dört sütun üzerine kurdum hayatımı, alt kırılımlarından da bazılarını ekledim tabloya. Elbette herkesin değerleri farklıdır, hayatınızı gözden geçirmek istiyorsanız kafa yorup sizler birer hayat tablosu çıkarabilirsiniz.

mutsuzluktan kurtulmak

Hayat tablonuzu çıkardığınızda neleri el üstünde tuttuğunuzu ve neleri göz ardı ettiğinizi kolayca fark edeceksiniz.

Hayattaki inişleriniz mutemelen bu konulardan biri yüzünden başlayacak ve riski dağıtmış olmanız da bu noktada işinize yarayacak. Eğer hayatınızın büyük bir kısmını bu parçalardan tek birine yüklerseniz, bu parça yıkıldığı taktirde yeteri kadar değer vermediğiniz diğer parçalar ile bir başınıza kalırsınız. Düşüşünüz yavaşlamaz hatta aksine bu zayıf parçalar domino etkisi ile tek tek yıkılmaya başlar.

Benim daha önce yaşadığım yıkımlardan aldığım muazzam ders ise şu. Eğer hayatınızı oluşturan bu parçaların hepsine yeterince emek ve değer verirseniz bir veya ki tanesinin yıkılması durumunda diğerleri sayesinde sarsılmadan dimdik durabilirsiniz.

Geçtiğimiz yıl, hiç beklemediğim bir anda kovulup 3 ay işsiz kaldığım dönemde, kız arkadaşımın ve ailemin desteği sayesinde ayakta kalabildim. Aynı şekilde 8 ay diz sakatlığı yaşadım dönemde, işime ve sosyal hayatıma odaklanmak beni çıldırmaktan kurtardı.

Mükemmeliyetçi bir insan olsam da bu alanlardan birinde kusursuz olma düşüncesinden yıllar önce vazgeçtim. Birine kitlendiğiniz anda diğerlerinin siz farkında bile olmadan yıpranıp kopabildiğini gördüm.

Aileniz ile oturup akşam yemeğinde günlerinizin nasıl geçtiğini konuşabiliyor musunuz?

Sevgiliniz ile birbirinize karşı dürüst olup, problemlerinizi paylaşıp, birbirinize destek oluyor musunuz?

Arada bir spor yapıp sağlığınızı kontrol altında tutuyor musunuz?

Buna benzer basit sorulara dayanıyor aslında hayattaki parçaların ne ölçüde çalıştığı.

Hayatınızı oluşturan temellerin farkına varın ve bunlar arasında sağlam bir denge kurun, bu sayede darbe nereden gelirse gelsin dimdik ayakta kalabilirsiniz.

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı buraya kadar okuduysan Kişisel Gelişim konusunda hevesli olduğun kesin. Peki kendini geliştirebileceğin bir Türkçe Youtube Kanalı olduğunu söylesek? Ayrıntılar için resme tıkla!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.