Naked Economics Kitap Notları

Naked Economics, ekonomi kavramlarını basit bir dille anlatmaya çalışan bir o kadar da kapsamlı ve kaliteli kitaplardan bir tanesi. Kitap sayesinde üniversitede ekonomi derslerinde gördüğüm şeylerin üzerinden bir kez daha geçme fırsatı bulurken bir yandan da farklı bakış açıları kazandım.

Bu yazı özet niteliği taşımamaktadır, sadece dikkatimi çeken noktaları not aldım ve sizlerle paylaşmak istedim.


Devlet enstitüleri ve ekonomik büyüme arasında ilişki, içinde Daron Acemoğlu‘nun da bulunduğu ekonomistler tarafından incelenmiş. Zamanında kolonileştirilmiş ülkelerde oturtulmuş enstitülerin kolonilerin geleceğini nasıl etkilediğini araştırmışlar. Bildiğiniz gibi coğrafi keşiflerin ardından Avrupa’daki birçok ülke dünyanın dört bir yanında koloniler ele geçirdiler. Stratejilerini ise bölgelere yerleşke kurma uygunluğuna göre şekillendirmişler. Örneğin Amerika’da kurulmuş enstitülerin uzun dönemde günümüze kadar pozitif etkileri gözükürken, Congo gibi hastalıklardan dolayı ölüm oranı yüksek bölgelerde kısa sürede mümkün olduğunca fazla zenginliği alıp/çalıp uzaklaşmaya odaklanmışlar. Bu nedenle yerleşmeye uygun olmayan bölgeler hem doğal kaynaklarının bir kısmını kaybetmiş hem de dengesiz bir yönetim düzeninde terk edilmişler.


Ekonomist Esther Duflo yaptığı bir araştırmaya göre erkekler fazla kazançlarını çoğunlukla alkol ve sigaraya ayırırken, kadınlar ise ev ihtiyaçlarına ve yemeğe harcıyorlarmış. Yazar kadınların iş gücüne katılması ve iyi gelirler elde etmesi durumunda evdeki harcamaların çok daha sağlıklı olacağına, erkek dominant iş güçlerinde ise fazla paranın çarçur edileceğine inanıyor.

Babamın her ay emekli maaşının bir kısmı sayısal lotoya yatırdığı görünce yazarın bu örneği gayet mantıklı gözüküyor 🙂


Jeffrey Sachs tarafından yazılan bir makalede ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ve bulundukları iklimin ilişkisi incelenmiş. Dünyanın en zengin 30 ülkesinden sadece 2 tanesi tropikal iklim kuşağındaymış. Yüksek sıcaklık ve ağır yağmurların hem ekinleri negatif hem de hastalıkların yayılmasını pozitif etkilendiğine parmak basılıyor. Soğuk iklimler zamanında tropik iklimlerde yayılan birçok hastalığın (sıtma, sivrisinekler vs.) kırılmasını sağlamış, tropik iklimlerde de durum tam tersi. Verimsiz tarım ve salgın hastalıklardan dolayı tropik iklimlerdeki ülkelerin yoksulluktan uzun yıllarca kurtulamadıklarını ve ancak bu ülkelerden ticarete açık olanların globalleşme sayesinde kalkındıkları anlatılıyor.


Salary (maaş) kelimesi Roma zamanında askerlerin tuz (salt-sal) ile maaş almalarından geliyormuş. Konu üzerinde farklı yorumlar da okudum fakat ilginç geldi ve paylaşmak istedim.


Kitapta beyin göçü çok güzel bir şekilde özetleniyor.

Yetenekli işçiler başarılı olmak için diğer yetenekli işçilere ve ekipmanlara ihtiyaç duyar. Bir kalp cerrahı ülkede ancak kaliteli bir hastane, eğitimli hemşireler, ilaç ve tıbbi gereçler satan firmalar ve son olarak kalp ameliyatlarını karşılayabilecek bütçesi olan hastalar olduğu taktirde işini yapabilir ve kendini geliştirebilir. Bu koşulların birini veya birkaçını karşılamayan ülkeler yetenekli işçilerini bu koşulları karşılayabilen diğer ülkelere kaybeder ve bu süreç bir beyin göçü döngüsüne girer. Bu koşulları sağlayan ülke daha da gelişirken, karşılayamayan daha da körelir.


Big Mac endeksi ülkelerin fiyat düzeylerini ve bireylerin satın alma gücünü gösteren bir endekstir. Big Mac içinde hem takas edilebilen malzemeler (et, domates, turşu vs.) hem de takas edilemeyen (yerel iş gücü, kira, vergi) birimler bulundurduğu için ideal bir örnek.

Naked Economics Kitap Özeti


Emekli olmak için belirli bir yaşa gelene kadar yatırdığımız paralar bir bankanın köşesinde sizin yaşlanmanızı beklemiyorlar. Küçükken gerçekten bu şeklide işlediğini düşünürdüm. Aslında bu sistemi bir çark olarak hayal edebilirsiniz. Gençlerin para kazanırken yatırdıkları ödemeler çalışmayan emeklilere iletiliyor gibi özetleyebiliriz.

Ortalama yaşam süresi yükseldikçe de sistemden para çeken emeklilerin sayısı artmakta ve bu sisteme yük bindirmekte. Emeklilik sisteminin sağlıklı bir şekilde dönmesi için de sisteme her daim genç ve çalışan temiz kanlar dahil olmalı.

Biraz kara mizah olacak ama, çok alkol ve sigara tüketen emekliler devlete kıyak geçiyorlar.


Kitapta asgari ücret arttırımı üzerine bir teoriden bahsediliyor. Teoriye göre asgari ücretin arttırılması maaş alanların alım gücünü arttırarak onlara yarar sağlarken bir yandan da işsizlerin alım gücünü düşürerek onları daha da karanlığa itiyor. Asgari ücretin artması ile oluşan işçi çıkarmaları durumlarında ise bu işçiler negatif etkilenen karanlıktaki işsizlere katılıyor.


Diğer bir ilginç bilgi ise; 2008’den önce Avrupa Birliği‘nde şekli bozuk olan veya fazla kıvrımlı olan meyveler ile sebzeleri satmak yasakmış. 2008’de regülasyonu geri çekmişler ve çirkin meyve sebze satışına izin vermişler.


Naked Economics kütüphanenize katmak isteyebileceğiniz okuması zevkli ve akıcı kitaplardan bir tanesi. Ekonomi ile yakında uzaktan ilginiz var ise kendinizi tazelemek ve geliştirmek için kesinlikle öneririm.

Haftalık Bülten

100 takipçiden 98'i tavsiye ediyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.