Norm Teorisi – Normal ve Anormal Ayrımı Nasıl Yapılır?

Normlar üzerine bir çok teori mevcut, bu yazımda ufak bir noktaya değinip; insanların kişiler ve olayları algılamaları konusunda normal ve anormal ayrımı üzerine bir kaç örnekten bahsetmek istiyorum.

Kaynak Kitap: Thinking, Fast and Slow – Daniel Kahneman

Bir restoranda gözlemci olarak oturduğumuzu varsayalım. Müşterilerden bir tanesi çorbanın tadına baktıktan sonra surat ekşitip garsona şikayet ediyor ardından da yan masada yüksek sesle konuşan konuklara yan gözle bakarak mırıldanıyor. Bu iki aksiyonu farklı müşteriler yapsaydı kafamızda bir patern kuramazdık fakat aynı kişi yaptığı için, bu müşteriyi gıcık veya asabi olarak nitelendirmemiz mümkün oluyor. Fakat bu olayların ardından başka bir müşteri çorbadan şikayetçi olursa, bu sefer şikayet paternlerini eşleştirerek suçu çorbaya atıyoruz.

Musa gemiye kaç çift hayvan sığdırmıştı?

Tahmin etmeniz için kendinize biraz süre tanıyın, google’dan bakmak yok… Bu sorudaki hatayı tespit eden insanların sayısı gerçekten çok az ve bu durum “Musa İlüzyonu” olarak adlandırılıyor. Musa aslında gemiye hiç hayvan koymadı, hayvanları gemiye koyup kurtaran kişi Nuh’dur arkadaşlar.

Nuh ve Musa incil bazlı karakterler oldukları için aynı kontekste kullanıldıkları zaman anormal olarak algılamadığımızdan dolayı, tepki vermiyor ve sorudaki hatayı algılayamıyoruz. Musa yerine Obama deseydim hatayı fark edecektiniz çünkü bambaşka konseptteler. Çimento olan şeyler konsepte uymadığı taktirde beyin anormallikleri çok hızlı tespit eder aynen az önce olduğu gibi. Bir çoğunuz çimento kelimesinin az önceki cümlede anormal kaçtığını fark etmişsinizdir.

Norm Teorisi - Normal ve Anormal Ayrımı Nasıl Yapılır

 

Öğrenilmiş Norm ve Kavramların Ayrımı

Beynimiz yıllar boyunca öğrendiğimiz tüm bilgileri harmanlayarak; kıstaslar, normlar ve ilişkilendirmeler yaratırlar ve bunlar genelde kontrolümüz dışında milisaniyeler içinde gerçekleşirler.

Bir erkek sesinden “Her sabah midem bulanıyor, sanırım hamileyim” cümlesini duyduğunuzda, isteseniz de istemeseniz de beyniniz otomatik olarak bu anormalliği algılayacaktır. Kaynakta gösterdiğim kitapda beynimizin bu kısmı Sistem 1 olarak adlandırılıyor.

Çok klas giyinmiş, zengin bir aristokrattan “Sırtımda kocaman bir ejderha dövmesi var” cümlesini duymak da aynı şaşkınlık ve anormallik etkisini yaratır. Zihnimiz bir kaç milisaniye içerisinde, güzel giyinen insanlar ve aristoklar ile öğrendiğimiz bütün bilgileri işleyerek, dövmenin bu kişiye uygun olup olmayacağını sorgular ve sonuç olarak bizde bir şaşkınlık reaksiyonu oluşturur.

Günlük konuşma dilinde kullandığımız kelimeler de normlar üzerinden anlaşılır, masa dediğimiz taktirde aklımıza tahmini 4 ayaklı, yüzey alanı ve yüksekliği belli değerlerde olan cisimler gelir. Hayatımız boyunca gördüğümüz masaların ortalamasıdır aslında zihnimizde canlanan.

“Kocaman bir fare minik filin hortumuna tırmandı” dediğim zaman, aşağı yukarı fare ve fillerin boyutlarını bildiğimiz için sizlerle aklımda benzer bir görüntü oluşmuştur. Muhtemelen aramızda filden büyük bir fare hayal eden olmamıştır. Normlar aynı zamanda boyut ve şekiller üzerinde kıyaslamam yapmamızı da sağlarlar.

Daha önce bahsettiğim sistem 1, normları kullanarak; karşılaştırma, benzetme ve tartma imkanı sunsa da bu sistem alehimize de kullanılabilir. Bu zayıf noktaların nasıl istismar edileceğini merak ediyorsanız iknanın psikolojisi adlı kitabı önerebilirim.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.