Paranın Zaman Değeri

Paranın zaman değeri, gelecekteki değeri, geçmişteki değeri, bunları formüllere koyup sonucu buluyorduk lisede, geçiyorduk dersi. Ya bunu gerçek hayatta nerede kullanacağım demişsinizdir, diğer bütün ünite konularına dediğiniz gibi, fakat hayat gerçekten bu formüller etrafında dolanıyor. Yukarıdaki resme bakıp saatin değeri 40 lira diyor isen ayrıyeten alkışlıyorum seni dostum.

Haçlık ve ufak burslarla geçinip de, büyük kararlar almamızın gerekmediği dönemlerde o kadar da önemsemiyordum bu olayı, daha çok gelir-gider tablosu dikkatimi çekiyordu, ona kafa yoruyordum. Şu an ise bir araba veya ev almak istediğimde, paranın zaman değerini çok daha iyi anlıyorum.

Dükkanda büyük müşterilerle çek alış verişi yapıyoruz nakit ödeme yerine ve bu çeklerin vadesi oluyor elbette. 10.000 liralık bir çeki bir ay sonrasına yazmak ile altı ay sonrasına yazmak arasındaki vade farkını hesaplayınca jeton düştü bana. Evet bir kaç yüz liralık bir fark oluşuyor.  Yani, erken aldığınız her ödeme ve geç yaptığınız her ödeme size para kazandırıyor.

Gidip bir sürü kredi kartı alıp çılgın taksitler yapın demiyorum elbette, dediğim şey parasal işlemlerinizde yukarıda bahis ettiklerimin aklınızda bulunması. Can yakıcı kısım ise, bu olaydan haberdar olmanıza rağmen genelde elinizden bir şey gelmemesidir. Çoğumuzun cebinden ne ev ne de araba alabilecek trink ( evet trink) para yoktur, bu yüzden krediler ile bankalara kazandırır ve kapitalizm çarkını elimizde olmadan döndürürüz.

Çok bariz olsa da yukarıda bahsettiğim şey, aynı miktarı taksit yapabilme imkanım var iken, cebimden tüm parayı çıkarıp masaya vurup hepsini nakit ödediğim zamanlar çok olmuştur. Göz göre göre zarar ediyoruz bazı durumlarda, hesabınızı iyi yapın, kullanın o lisede öğrendiklerinizi. Gelirlerden giderleri çıkarmaktan fazlasını yapmanız lazım.