Seçim Mimarisi Nedir? Hangi Alanlarda Kullanılır?

Seçim mimarisi kavramı ile davranışsal iktisat dalında nobel ödülü sahibi Richard Thaler’ın Nudge kitabı ile tanıştım. Kitap, doğru seçim mimarisi ile sağlık, emeklilik ve vergi gibi alanlarda toplumun yararına seçim sistemleri kurmayı anlatıyor. Bu yazımda da sıkça Thaler’ın kitabında kullandığı betimlemelere ve örneklere değineceğim.

Öncelikle kendimize bir kaç soru soralım…

Yaptığımız seçimler tamamen bizim kontrolümüz altında mı?

Seçimlerimizi yaparken dış güçler tarafından yönlendiriliyor muyuz?

Yoksa seçimlerimizi kusursuz bir şekilde yapan sarsılmaz bireyler miyiz?

Ben gözlerimi 7/24 kullanan bir bireyim ve epey de güveniyorum kendime bu konuda, aşağıdaki masalara bakınca da boyutlarının farklı olduğunu kolayca görebiliyorum. Üstüne cetveli koyunca da ikisinin aynı uzunlukta olduğunu fark edip ufak bir şok yaşıyorum sizler gibi.

Bu örneğe ilizyon deyip geçebilirsiniz ama hayatta yaptığımız bütün seçimlerde, ilizyonların ve manipülasyonların olduğunu bu yazıdan sonra inkar edemeyeceksiniz.

seçim ilüzyonu

Seçim Mimarisi Nedir?

Seçim mimarisi, seçeneklerin sunum şeklinin değiştirilmesi ile kişilerin seçimlerini yönlendirme sanatıdır. Doldurduğunuz formlar, markette satın aldığınız ürünler, web sitelerinde tıkladığınız linkler ve hatta açık büfede seçtiğimiz yemekler bile bir seçim mimarisi sonucunda bizlere sunulmuştur. Bir çok farklı alanda yapılan deneye göre de farklı seçim mimarisi uygulamaları ile kişilerin ve kitlelerin seçimlerini manipüle etmek çocuk oyuncağıdır.

En basit örnekle, öğrencilerin çoktan seçme yapabildikleri bir açık büfe düşünün. Yemekler belli bir sıraya ve düzene göre dizilir, ana yemekler başta, salatalar ayrı bir bölümde, her şey standarttır. Peki bu yemeklerin dizilme sırasına göre öğrencilerin yeme alışkanlıklarının değiştirilebileceğini söylesem sizlere. Öğrencilerin sağlıklı besinler yemeye itilebileceğini hatta seçim mimarisine göre satılmak istenilen besinlerin ön plana çıkarılabileceğini söylesem.

seçim mimarisi yemek

Kitaptaki ilk örnek de aslında bunun üzerinde. Yapılan deneylere göre sadece yemeklerin yerlerini değiştirerek, bütün öğrencilerin seçimlerini yönlendirmek mümkün. Bunu ülke çapında yaparak bütün bir neslin yeme alışkanlıklarını değiştirmek bile mümkün fakat bu noktada seçim mimarının cevap vermesi gereken önemli bir soru ortaya çıkıyor.

Çocuklar hangi besinleri tüketmeliler…

  • En sağlıklı olan besinleri mi?
  • Yemek şirketine en çok para kazandıracak yemekleri mi?
  • Yoksa, çocukların orijinalde seçmek isteyecekleri besinleri seçmelerine fırsat mı tanınmalı?

İşte bu noktada da, insan haklarını çiğnemeden ve insanları zorlamadan, onları doğru olduğuna inandığımız seçeneklere doğru itme (nudge) amacıyla Libertarian Paternalism kavramı doğuyor.

Kelime gözünüzü korkutmasın, altından yatan mantık oldukça basit aslında. Libertarian Paternalism, seçim mimarisini doğru bir şekilde kullanarak, insanları tembellikten veya cahillikten doğan yanlış kararlardan uzaklaştırmak üzerinedir. Kısacası toplumun ve kişilerin yararına, minik taktikler ile seçimleri iyi anlamda yönlendirmektir.

Hadi örnekler ve deneyler ile pekiştirelim konuyu.

Seçim Mimarisi Örnekleri

Default Opsiyon

Seçim yapmadığımız taktirde seçmiş saydığımız default opsiyonlar, seçim mimarisinin temelinde yatan uygulamalardan bir tanesidir.

Aşağıda gördüğünüz tablo 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülke vatandaşlarının ölümün ardından organ bağışına verdikleri izin oranlarını karşılaştırıyor. Kültür açısında çok benzer ülkelerin bu kadar uçuk farklara sahip olması ilk başta kafa karıştırsa da olayın sırrı kısa sürede çözülüyor.

Sarı Ülkelerdeki Form: Organlarınızı bağışlamak istiyorsanız bu kutuyu işaretleyin.

Mavi Ülkelerdeki Form: Organlarınızı bağışlamamak istiyorsanız bu formu işaretleyin.

Bu formların etik kısmında kaybolmayacak olursak, formdaki ufak bir default opsiyonun değiştirilmesi ile ne kadar fazla insanın hayatının kurtarılabileceğinin örneklerinden bir tanesidir.

seçim mimarisi

Örnekten ne ders çıkardık?

Bir şeye imza atarken, form doldururken, anlaşma/sözleşme yaparken default opsiyonu her zaman kontrol edin! Libertarian Paternalism sayesinde size çoğunlukla doğru/yararlı default opsiyonlar sunulmaya çalışılacaktır fakat karşınızdaki kötü niyetli ise, Yandex’i varsayılan arama motorunuz yapmaktan tutun çok büyük zararlara yelken açabilirsiniz.


seçim mimarisi nedir

Seçenek Miktarı ve Alakasız Alternatifler

İnsanlara çok fazla seçenek sunulmasının seçim özgürlüğünü arttıracağını ve insanları daha mutlu edebileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Ne yazık ki bir çok durumda, fazla seçenek sunulması insanların kararsız kalmasına ve hatta yanlış karar vermesine bile yol açabiliyor. Bu konuyu seçim paradoksu yazımda uzun uzun anlattığım için, çok detaya girmeden ilginç iki örnek ile geçeceğim.

Roma-Paris Tatili

Katılımcılara iki opsiyon sunuluyor, birincisi her şey dahil Roma’da bir hafta sonu, ikincisi ile her şey dahil Paris’de bir hafta sonu. İki örnek de birbirine yakın kalitede olduğu için seçimler birbirine yakın şekilde seçeneklere dağıtılıyor. Diğer bir gruba bu soru sorulurken de, “kahve hariç her şey dahil Roma tatili” gibi 3. bir opsiyon ekleniyor. Katılımcılara bu 3 opsiyon sunulduğunda ise her şey dahil Roma tatilinin açık arka seçildiğini görüyorlar. Kahvesiz Roma tatili opsiyonu bir anda her şey dahil Roma opsiyonunu olduğundan daha iyi göstermeye yetiyor.

Çok absürt değil mi, bir kahvenin seçimleri bu kadar etkilemesi?

Biz bunlara düşmeyiz dimi, zekiyiz biz ortalamadan, yemeyiz biz bu taktikleri…

Bara giderken yanında tipsiz arkadaşlarını götür muhabbeti de aslında buna dayanıyor. Fiziksel olarak sizden “bir kahve alttaki” insanlarla bara giderseniz şansınız kat kat artacaktır.

Abonelik Örneği

Economist dergisi yıllar önce matematiğe aykırı aşağıdaki ilanı basıyor ardından da ilanı kaldırıyor, fakat bu ilandaki ilginç seçim mimarisi bir deneyin konusu oluyor.

Deneyde yukarıdaki tablo katılımcılara sunuluyor.

  • İnternet aboneliği 59$
  • Dergi aboneliği 125$
  • Dergi ve İnternet Aboneliği 125$

Katılımcıların %84’ü 3. opsiyon olan dergi ve internet aboneliğini seçiyorlar. Deneyin ikinci aşamasında ise farklı bir gruba, alakasız 2. seçenek çıkarılarak, sadece 1. ve 3. seçenek sunuluyor, bu durumda ise katılımcıların sadece %32’si 3. seçeneği seçiyorlar.

Örneklerden ne ders çıkardık?

Seçim yaparken alakasız seçeneklere dikkat edin. Telefon aboneliğiniz seçerken, kredi alırken ve hatta ikinci el araba alırken bile size her daim alakasız seçenekler sunulacaktır. Bunlara gözünüzü yumup, gerçek seçeneklerinizi ortaya çıkarın ve onlar arasından seçim yapmaya çalışın.

Sonuç

Seçimlerimizin manipüle ediliyor olması bir gerçek ve bir savunma mekanizması geliştirmemiz de mümkün. Bizi kendi amaçları doğrultusunda yönlendiren kötü adamlar olduğu gibi, seçim mimarisini toplumun yararı için kullanan kahramanlar da mevcut.

Konu hoşunuza gittiyse, çok daha detaylı uygulamaları öğrenmek için kitaba bir göz atın derim.

Dijital Pazarlama veya yazdığım içerikler ilginizi çekiyorsa, beni Twitter ve Linkedin üzerinden takip edip, iletişime geçebilirsiniz :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.