Sunum Yapmaktan Korkmuyorum

Sahne korkusu yaşayan bir çocuktan, 150 kişi önünde geyik yaparak saatlerce sunum yapabilen birine dönüşmemin ufak hikayesini bulacaksınız bu yazımda. Bu yolda aldığım dersleri sizlerle paylaşıp tavsiyelerimi sunmak amacım.

burag hançer sunum yapmak

Sunum Yapmaktan Korkmuyorum, kelimeye bir m harfi ekleyerek cesaretimi nasıl dışa vurduğumu görebilirsiniz. Sunum yapmak, kalabalık karşısında olmak ilkokuldan beri karşıma çıkan fakat şimdiye kadar kıymetini bilmediğim bir challenge olmuştur. İlkokulda sahne ile tanışmam bale ile başlamıştı, daha doğrusu yuvada, yanılmıyorsam bedene benzer bir ders dahilinde kız-erkek karışık bale dersleri alıyorduk, yıl sonunda da bütün velilerin karşısında ufak bir gösteri yapıyorduk sahnede. Evet biliyorum garip… Şimdi düşününce de garip geliyor fakat resimlere bakınca gülüp geçiyorum.

İlkokulda ise sahnedeki ufak grup tiyatroları pek heyecanlandırmasa da, tek başıma sahnede şiir okuduğum zamanlar belimden soğuk terler akıtıyordu ve şiirde takılıp 15 saniye kadar durakladığım olmuştur. Lise döneminde ise sunumla pek aram olmadı, aslında sosyallikle de pek aram olmadı diyebilirim 🙂

Küçüklüğümde yaşadığım ve sizin de muhtemelen yaşamış olabileceğiniz bu tarz zorunlu sahne tecrübeleri, gelecekte kesinlikle topluluk karşısında konuşmak istemiyorum şeklinde bir zihniyet oluşturmuştu bende.

Sahne korkusuna bakış açımı değiştiren dönem ise üniversite yıllarım olmuştur. Neredeyse her derste rastgele oluşturulan bir takım ile zerre çalışmadığım konularda ingilizce sunumlar yaptım yıllarca. Her sunumu son dakika hazırlayıp zerre çalışmadığım için, sahnede doğaçlama yapma yeteneğim oldukça gelişti. Üniversitedeki en yıkıcı sunum maceram ise Japonca dersinde gerçekleşti. 6 dönem japonca aldıktan sonra ( kaldıklarımla 7-8 dönem aldım aslında ) 10 dakikalık bir bitirme sunumu ile karşı karşıya kaldım. Sunumda takıldığım zamanlarda bırakın aklıma kelime gelmemesini, beyin fonksiyonlarım komple kapanıyordu.

Bu zorlu tepeleri aştıktan sonra, sahne fırsatı çalışırken karşıma bir kez daha çıktı ve bu sefer korkularımın üstesinden gelmeye karar verdim.

İlk basamak İTÜ olmak üzere şirketim adına Harran Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi gibi okullarda öğrencilere sunumlar yapmak ile başladım işe. Her sunumda heyecanım azalmaya ve kendime güvenim artmaya devam etti. Diğer konuk konuşmacıların cesaretlendirmeleri de özgüvenimi epey arttırdı diyebilirim. Ardından eğitimler ve konferanslar derken, her sunumda eksikliklerimi tespit ederek kendimi geliştirmeye devam ettim. Bu yazıya girişmemin amacı ise, geçen gün Levent Kolektif’de yaptığım sunumda salonda kahkahaların eksik olmamasıydı. Ben sunum yaparken salondan bir kişinin bile çıkmaması ve sunumun ardından muhabbet etmek için insanların sıraya girmesi bir şeyleri doğru yaptığıma ve bunu paylaşmam gerektiğine inandırdı.

Alttaki resme bakarsanız da gülümseyen suratları ve parlayan gözleri kolayca seçebilirsiniz. Sunumlar konusunda belli bir seviyeye geldiğime ve bilgilerimi paylaşabileceğime inandıran şey aslında bu resme denk gelmek oldu.

İyi Bir Sunum Nasıl Hazırlanır

Daha yolun başında olsam da, en azından sunum konusunda kendine güvenmeyen ve heyecanlanan arkadaşlara tavsiyelerim olacak.

Sunum Heyecanı Nasıl Yenilir?

Kendimi yeterince övdüğüme göre, biraz da sizlerin neler yapabileceğinize odaklanalım ne dersiniz.

Fırsatınız varken kendinizi mümkün olduğunca zor durumlara sokun!

Bale yaptım sahnede, şiir okurken tıkanıp kaldım sahnede, son dakika çalışıp yirmi dakikalık ingilizce sunumlara giriştim defalarca, japonca bir sunumda ter döktüm.

Henüz okuldaysanız veya ufak kitleler karşısına çıkacaksanız, emin olun ki kendinizi geliştirmek için çok vaktiniz olacak. Bunu pratikle yapmak ne kadar yararlı olsa da, bu şekilde sadece düz bir çizgide gelişebilirsiniz. Gerçekten seviye atlamak istiyorsanız sahnede terlemeniz gerekiyor, zorlayın kendinizi. Koyduğunuz bir slayta çalışmayın mesela, sahnede açınca doğaçlama yapın, heyecan yapıp geçmeyin bu slaytı aksine aptal cümleler sarfedin ya da donup kalın kifayetsizce.

Hedef Koyun!

Zor durumlara girmek ne kadar tecrübe verse de, bir yandan da zirve durumları hedefleyip şu anda çıktığımız sahnelerin ne kadar ufak olduğunu anlayın. Ben hedefimi uzun zaman önce TED olarak koyduğum için, yıllar boyunca TED kadar geniş ve kültürlü bir kitleye sunum yapmayacağımı bilmenin rahatlaması ile çıkıyorum sahneye. Örneğin müzisyenseniz, en büyük konser salonunu hedef koyun derim, o yoldaki her heyecan ufacık kalacaktır.

iyi bir sunum nasıl hazırlanır

İyi Bir Sunum Nasıl Hazırlanır

Araç olarak Powerpoint döktürmenizi tavsiye ederim, Prezi gibi araçlara hiç ısınamadım, size kalmış aslında. Görsel, arkaplan, font ve punto gibi şeylere kafa yormak istemiyorsanız da benim gibi Canva kullanabilirsiniz. Canva ile slaytlarınızı oluşturup powerpointe yapıştırmak gayet kolay. Slaytınızı full yazı ile doldurmayacağınızı umarak o konulara girmiyorum ( slyatlarınızı full yazı ile doldurmayın). Tarzınıza göre üst düzey görsel kaliteli veya minimalist bir sunum üzerinden ilerleyebilirsiniz.

Kullanıcı Deneyimi hakkında defalara kez sunum yaptım ve her sunumda aynı slaytları güncelleyerek ilerledim. 6 Ayın sonunda neredeyse ilk sunumdan kalan hiç bir sayfa yok diyebilirim. İzleyicilerin tepkileri ( nasıl gülmezler bu slayta! ) size fikir verecektir bu konuda, bazı konuları kısmak, beğenilen konuları da uzatmak isteyebilirsiniz. Beklediğiniz bir yerde reaksiyon alamayabilir, hiç beklemediğiniz bir anda da ufak bir doğaçlama ile pozitif reaksiyon almanız bu doğaçlamayı rutininiz haline getirebilir.

Her sunumdan sonra kendinizce bu feedbackleri toplayıp sunumu görsel ve içerik açısından geliştirmeye özen gösterin.

Dizayn olayı tamamen size kalmış aslında, yaptığınız konu ile ilgili slideshare üzerinden arama yaparak benzer slaytları inceleyererk başlayabilirsiniz işe.

 

Her Konuşmacının Korkulu Rüyası

Evet teknik aksaklıklar doğru bildiniz… Ne zaman bir konferansa gidecek olsam sunumu önceden yetkili kişiye iletip test etmelerini ve ben gelmeden kurmalarını rica ederim. Bu sayede laptop ve Hdmi kabloları ile boğuşup seyircileri dakikalarca bekletmiyorum. Garantici bir insan olduğum için de her seferinde laptopımı, gerekli kablolarımı ve içinde sunumum olan USB aygıtını yanıma alıyorum. USB açılımı, Universal Serial Bus’mış bu arada, evet ben de şoktayım. Teknik işleri sakın son dakikaya bırakmayın, şirket bilgisayarı getirdiği için kabloyu takamayan, laptop wifi problemi çıkardığı için mailden sunumunu indiremeyen ve seyircileri bekleten çok fazla kişiye denk geldim.

Sunumda Hikayeleştirme Yapmak

Hardcore bir hikayeleştirme yapmanıza gerek olmasa da, konudan konuya ve slayttan slayta geçerken bağlantı kurmaya dikkat edin. Ve şimdi de bu konuya atlıyorum değil de, bir konuyu neden sonuç ilişkisi ile diğer konulara bağlamak seyircilerin odaklanmasına ve sunumu takip etmesine yardımcı olacaktır. Alanında uzman kişiler sunum yaparken yaşadıkları en büyük yanılgı ise bütün seyircileri konu hakkında kendisi kadar bilgisi olduğunu zannetmeleridir. Sunumun başında bir kaç soru ile kitlenizi ölçün, bilgi seviyelerini öğrenin ve sunumu o şekilde hikayeleştirin, gerekiyorsa daha fazla örnek kullanın, bilgi seviyesi yüksek ise de tatmin olmaları için daha teknik ve özel konulara girin.

Sonuç

Sahnede bale yapmak ile başlayan maceramda, amaçladığım TED konuşmasına doğru yol alıyorum ve bu yolda beni en çok motive eden şey sunumun ortasında duraklayıp izleyicilerin gözlerindeki parıldamayı görmek. Sahnede heyecan yaşıyor veya sahneye çıkmaktan korkuyorsanız emin olabilirsiniz ki bu aşabileceğiniz bir duvar.

Ben sunum yapmaktan korkmuyorum, siz de korkmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.