Yirmilerinde yapılması gereken 20 şey

Yirmilerinde yapılması gereken 20 şey sayamam, on tane çıkarsa bile şanslı sayıyorum kendimi, fakat koftiden maddeler değil bunlar. Samimi yazıyorum, yapıp memnun kaldıklarım, yapmayıp pişman olduklarım hepsi aşağıda.

1-) Ufak birikimler yapın

Steam’den %75 indirim ile alıp hiç elini sürmediğin o oyun var ya, işte böyle çarçur ediyorsun paranı yıllarca farkına varmadan. Örnek olarak 600 liraya alıp toplam bir ay oynadığım ve kenarda eskimeye bıraktığım playstation 3’ümden uzun uzun bahsedebilirim size.

Aptal harcamalarım olmasına rağmen ufak ufak birikimler de yapmadım değil, bu aralar dolar alıp satmaya başladım hem tecrübe oluyor hem de ufak tefek haçlık yapıyorum kendime. Arkadaşlarım yurt dışına çıkmak ya da pahalı bir şey almak istediklerinde cüzdanındaki bozuklukları sayarken, ben birikimlerim sayesinde kolaylıkla karşılayabiliyorum, oradan buradan borç almama gerek kalmıyor.

Yirmilere bastıysanız geç bile kalmışsınız, kenara köşeye bir şeyler koymaya başlayın derim.

2-) Bol bol seyahat edin

Seyahat etmeyi, yurt dışına çıkmayı düşünüyorsanız en doğru zaman üniversite yıllarıdır. Çalışınca para kazanırım rahat rahat gezerim diyorsanız, nah gezersiniz. Üniversitede kyk ve diğer burslar ile birazdan ailenizden yardımıyla bir Avrupa turu veya interrail yapın derim. Erasmus ya da exchange yapabiliyorsanız kesinlikle kaçırmayın bu fırsatı. Şahsen arkadaşlarla 3-4 kere Avrupa’ya gitme fırsatım oldu üniversite yıllarımda ve hepsi harika deneyimlerdi.

Şu anda haftada 6 gün çalışıyorum, para biriktirebilsem de vaktim yok, ancak bayramlarda büyük tatillerde vakit yaratabiliyorum. Üniversite yıllarınızda değerlendirin bu fırsatları, ertelemeyi huy haline getirmeyin.

3-) Kendinizi geliştirin, Yetenek edinin

Beş yıl sürüyor üniversite hazırlığı dahil tabi uzatmadığınızı var sayarsak okulu. Beş yıl bir konuda uzmanlaşmak için harika bir süre. Pokemon silver’a başladığını düşün beş yılda bütün pokemonları yakalayabilirsin rahat rahat. Şaka bir kenara, daha mantıklı bir örnek vermek gerekirse herhangi bir enstrümanı iyi derecede çalabilir, herhangi bir programlama dilini öğrenebilir, yabancı bir dilde advance seviyeye gelebilirsiniz. Bu liste böyle uzayıp gidiyor, ama öğlen on ikiye kadar uyur ve gece dörtte yatarsınız bir bok yapamazsınız.

Ben dört yıl japonca aldım okulda, amatör bir web sitem var “yirmilerim” dışında, bir ultimate frisbee ( o ne lan!? ) oynadım üniversite yıllarımda. Beş yıl boyunca bunlara yatırım yaptım ve hepsinin meyvelerini topluyorum şu anda. Erkenden yatırım yapmaya başlayın kendinize, pineklemeyin yatakta.

 

4-) Spor iyidir

5 yaşımdan beri spor yaparım; yüzme, su topu, basketbol, voleybol, kürek ve son olarak ultimate frisbee ( O ne lan!? ) . Zararını görmüş değilim spor yapmanın, hem sağlık açısından hem de sosyal çevre açısından spor olmazsa olmaz. Şu anki çevremin yarısını spor sayesinde tanıdım, üniversite ve sonrasında ortamlara girmek için spor şart. Yurt dışında bir yerlere başvuracak iseniz, burs kazanma ve göze batma konusunda size destek olacaktır.

Götünüzü kaldırın ve spor yapın.

 

5-) Çevre Yapın

İnsanlar networking demeye başladılar ben ise dostluk/arkadaşlık demeyi tercih ediyorum. Üniversite yılları kafa denginiz insanlarla tanışacağınız sağlam dostluklar kurabileceğiniz yıllardır. Doğru seçimler ile doğru arkadaşlıklar kurun ki hayatınız boyunca size destek verecek insanlar ile dolu olsun çevreniz. Üniversite hayatım boyunca yaptığım en iyi şeyin bu olduğuna inanıyorum, tuvalet kağıdım bittiğinde kapıyı aralayıp bana kağıt uzatacak bir çok dost edindim.

 

6-) Risk alın, Girişim yapın

Alacağın riskler ne kadar büyük ve korkutucu gelseler de emin ol ki değiller. Kantinde yalnız oturan kızla konuşmak olsun , iş kurmak olsun, forex’e para basmak olsun. Bu yıllardaki her başarısızlık exp ( tecrübe! )olarak geri dönecektir, bu yüzden fırsatları asla riskten korkup kaçırma, “you miss every shot you don’t take” demiş Stephen Curry. Bir kaç milyar ya bir kaç arkadaşlık kaybetmeyi çok fazla görmeyin bu yıllarda. Başarısızlıklardan daha büyük tecrübe yoktur.

 

7-) Eğlenmesini bileceksin

Hedeflerin ile alakalı daha çok bu madde, 3,85 ortalama ile bitirip Amerikalarda yüksek lisans peşinde koşmak ise hedefin, her gece partilere ak diyemem sana. Bir, en fazla iki kişi tanıyorum bunu becerebilen ve sen onlardan olma lütfen değmez. Hafta sonu arkadaşların evlerinde takılmacalar, konserler, festivaller ; hayatını soyutlama bunlardan. Dersini çalış, işine git tamam da, eğlenceye vakit ayır, özellikle de üniversitede, kaldır kafana bilgisayardan/kitaplardan, uzan çimlere arkadaşlarla keyfine bak biraz.

 

8 -) Türk dizilerine kendini kaptır

Heveslendiysen ya da suratına bir gülümseme oturduysa sil onu derhal, tuzak maddeydi bu. Ne yirmilerinde ne de kırklarında kimseye böyle bir tavsiyede bulunmam, otur duvara bak daha iyi.

 

9-) Ehliyeti napcam yaw

18 yaşıma girdiğimde aldım ehliyetimi, daha önce hiç araba kullanmamıştım, ailemin de yok zaten arabası. Yazılı sınava iki gün çalışsan geçiyorsun da sürüş biraz sıkıntılı, dört kere stop ettirdim aracı sürerken, fakat soğuk kanlılığım ve tatlı dilim ile geçtim sınavı yüz üzerinden doksan alarak (hiç bir fikrim yok nasıl geçtiğime dair). 7 yıl geçti ve daha hiç kullanmadım ehliyetimi, halen bir gün çok işime yarayacağına dair inancım var. Yasalar değişip durdu yıllarca, abuk subuk şartlar geldi, fakat 4 kere stop ettirip aldığım ehliyet kapı gibi cebimde duruyor, gidin alın cebinizde dursun.

 

10-) Tıkın

Evet tek kelime ile özetleyebilirim; tıkın. Her gün fast food ye kilo al demiyorum sana, yeni bir yemek mi gördün menüde, ye. Yeni bir kokteyl mi gördün barda, iç. Yirmilerin başları vücut açısından aktif geçiyor, gerek üniversitedeki hareketlilik, gerek gençliğin verdiği kalori yakma hızın; bunlar oldukça affedici olabiliyor. Genetik elbette etkiliyor insanı, o yüzden ne yazık ki herkes için geçerli değil bu madde, yine de o yıllarda yaktığım kalorileri bir daha yakamayacağım. Bütün gün bilgisayar başında otururken, bir yandan da yaş ilerlerken, large pizzaları indirmek korkutucu oluyor bir süre sonra. Pizzacıda yazıyorum bunları orası başka tabi. Beşiktaşta Upper Crust diye bir yer, pizzalar pahalı duruyor menüde fakat dana gibi bir şey geliyor masana.

istanbuldaki pizzacılar

 

 

11-) EVET Deyin

Dersten çıkıyorsun ve arkadaşların program yapıyor gel takılalım diyorlar, iki seçeneğin var ya eve gidip pinekleyeceksin ya da EVET geliyorum diyeceksin. İkincisini tercih edin, her gün ot gibi eve gitmek size fırsatlar sunmayacak, farklı olana, yeni tecrübelere evet deyin. Bir yıl boyunca her gün aynı şeyleri yaparsanız, bir yıl yaşamış sayar mısınız kendinizi, farklı şeyler deneyin, kararsız iseniz bile evet deyin. En güzel anılarımı planlanmış aktiviteler ile değil, spontane gelişmiş olaylarda edindim. Doğru evetler; güzel anılar, yanlış evetler ise güzel tecrübeler kattı bana.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.